TARSUS GÜNDEM GAZETESİ

Belediye’nin Carlos Kaiser’leri.!

1980 ve 1990’lı yılların başında hiç futbol oynamadan Dünyanın en ünlü oyuncusu olan Carlos Kaiser’i daha önce yazmıştım. Kaleme aldığım yazıda o dönemlerde çok okunmuştu, çünkü farklı bir karakteri anlatmıştım. 1994 yılında Dünya Kupası kazanan futbolcu Bebeto, Carlos Kaiser için “konuşması o kadar iyiydi ki, eğer ağzını açmasına izin verirseniz bu yeterli olurdu. Sizi etkilerdi. […]

Belediye’nin Carlos Kaiser’leri.!
22 Ekim 2019 - 13:59 'de eklendi.

1980 ve 1990’lı yılların başında hiç futbol oynamadan Dünyanın en ünlü oyuncusu olan Carlos Kaiser’i daha önce yazmıştım. Kaleme aldığım yazıda o dönemlerde çok okunmuştu, çünkü farklı bir karakteri anlatmıştım.

1994 yılında Dünya Kupası kazanan futbolcu Bebeto, Carlos Kaiser için “konuşması o kadar iyiydi ki, eğer ağzını açmasına izin verirseniz bu yeterli olurdu. Sizi etkilerdi. Bundan kaçınamazdınız. Bu yeterli olurdu” diyor.

Kaiser’e göre hayat ; bugün Tarsus belediyesinde işe giren onlarca kişi gibi..
”Sadece pazarlamadan ibaret”.

Günümüze bakınca Carlos Kaiser’in yolundan giden insanların Tarsus’ta da sıklıkla ortada dolaştığını görür olduk. Bunlar sayesinde , Tarsus’ta ki sosyal yaşama ”Hiç bir iş yapmadan en meşgul adamlar kategorisi” eklendi.

Örneğin ; Projelerim var diyerek belediyeye işe alınan ama , Hiç bir proje yapmadan öyleye maaş alan onlarca Carlos Kaiser var.

İsterseniz okumayanlar için biraz konuyu açalım…

Okuyun bakalım Caiser’in hayatı size tanıdık gelecek mi..

Brezilyalı “futbolcu” Carlos Kaiser, 1980’ler ve 1990’lar boyunca hiç futbol oynamamasına karşın, pek çok kulüple anlaşma yaparak, futbol tarihinin en büyük dolandırıcısı oldu.

Nasıl mı ?

Carlos Henrique Raposo adıyla doğan Carlos Kaiser, 1980’ler 1990’lar boyunca aralarında Rio de Janeiro’nun büyük kulüpleri olan Flamengo, Fluminense, Botafogo ve Vasco da Gama’nın da bulunduğu pek çok kulüpte “oynadı”.

Bangu, América ve başka takımlarla da anlaşmalar yapan “Kaiser”, gerçekteyse 20 yılı aşan kariyeri boyunca neredeyse hiç futbol oynamayarak, futbol tarihinin en büyük dolandırıcılarından sayılmaya başlandı.

‘İSA BİLE HERKESİ MEMNUN EDEMEDİ’

“Ben öteki oyunculardan olmak istedim” diyen Kaiser, “sadece oynamak istemiyordum, eğer benim futbolcu olmamı istiyorlarsa bu onların sorunu. İsa bile herkesi memnun edemedi. Ben nasıl edeyim?” diye konuşuyor.

BAKIN KAİSER NASIL BİR ADAMMIŞ…

Carlos, Brezilyalı birçok çocuk gibi sokaklarda futbol oynayarak büyüdü. 10 yaşındayken bir scout tarafından keşfedildi ve ailesiyle anlaşma yapıldı. O yaştan itibaren Botafogo kulübünün altyapısında oynamaya başladı.
Ailesi, onun futbolcu olmasını istiyordu çünkü bu onlar için bir kurtuluş yoluydu. Carlos futbolcu olursa zengin olacaklarını düşünüyorlardı.
Carlos ise o hayatı yaşamak istiyordu fakat futbol oynamak istemiyordu.Annesi ve babası, o 13 ve 16 yaşındayken vefat etti.
Carlos ise daha sonra Meksika’nın Pueblo kulübüyle sözleşme imzaladı.Kulübü, Carlos’un iyi bir futbolcu olduğunu düşünüyordu. Güçlüydü ve sert şutlar çekebiliyordu. Ancak Carlos, Meksika’ya pek alışamadı. Yemekleri beğenmemişti ve futbol oynamaktan nefret ediyordu. Burada birkaç hazırlık maçında forma giydi ve hatta gol bile attı.

Ama onun istediği yaşam tarzı bu değildi. O bir futbolcu olarak anılmak, tüm bu şaşaalı sahnenin bir parçası olmak istiyordu. Bunu yaparken de sorumluluk almak istemiyordu.

Kaiser kısa sürede buldu kurtuluş yolunu. Bir antrenmanda şut çektikten sonra yalandan kendini yere attı ve bacağını tutmaya başladı. Sakatlık yalanıyla futbol oynamaktan kurtulmuştu.

Daha sonra Carlos’un bu sakatlığı (!) kariyerinin geri kalanında da yakasını bırakmadı. Onu transfer eden bütün kulüpler, Brezilyalı oyuncunun sakatlığını atlatacağı günü iple çekti. Ama o gün hiç gelmedi. Bir keresinde oyuna girmesine ramak kalmıştı. Tesadüf ki bu sefer de ısınırken sakatlandı Carlos…

Bangu kulübünde forma giydiği dönem bitime 8 dakika kala takımı 2-0 gerideyken kendisi yedek kulübesindeydi. Hocası da bir gün önceden onu oynatmayacağına dair söz vermişti. Ancak kulübün başkanı ve sahibi Castor de Andrade, hocadan Carlos’un oyuna girmesini istedi. Kaiser ya 8 dakika da olsa oynayacaktı, ya da güzel bir plan yapacaktı. Tabii ki oynamadı.

“Isınırken arkadaki tribünde bulunan birkaç taraftarın bana bağırdığını fark etim. O an aklıma bir fikir geldi. Hemen tribüne çıktım ve taraftarla kavga etmeye başladım. Hakem de bana kırmızı kart gösterdi.”
Maçtan sonra soyunma odasına gelen başkan çıldırmıştı haliyle. Ancak Carlos’un savunması çoktan hazırdı. Başkana onu 13 yaşında kaybettiği babası gibi gördüğünü, tribündekilerin ona küfürler yağdırdığını fark ettiğini ve buna dayanamayıp kendini kaybettiğini söyledi. Başkan ise aniden sakinleşip Carlos’a sarıldı.

Sonuç: Ertesi gün Carlos Kaiser’in yeni sözleşmesi hazırdı.

“Tüm hikayeleri biliyoruz” diyor kulübün pazarlama sorumlusu Pedro Nardelli. “O, dolandırıcılık sanatının en önemli temsilcilerinden biriydi. Kulüp bir keresinde ona yeni bir sözleşme teklif etti ama kabul etmedi. Başka ülkelere gidip başka kulüpleri dolandırmak istiyordu.”


Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER