TARSUS GÜNDEM GAZETESİ

Bu topa girmek istemezdim ama , rahatsızlık duydum..

Mersin’de gazetecilikte köşe yazısı olarak kalemi son derece kuvvetli, farklı perspektiflerden bakan, ideolojik yaklaşımlarda bulanmayan, bildiği doğruları yazmayı kendine ilke edinmiş, eleştirilere son derece açık çok değerli yazarlar var onların kaleminden binlerce kez öpüyorum. Bir de gazetecilik adına köşe yazısı yazan ama gündemi takip etmeden sırf karalama politikaları uygulayan mantık çerçevesi dışında yazılar yazan bir […]

Bu topa girmek istemezdim ama , rahatsızlık duydum..
18 Mayıs 2020 - 18:41 'de eklendi.

Mersin’de gazetecilikte köşe yazısı olarak kalemi son derece kuvvetli, farklı perspektiflerden bakan, ideolojik yaklaşımlarda bulanmayan, bildiği doğruları yazmayı kendine ilke edinmiş, eleştirilere son derece açık çok değerli yazarlar var onların kaleminden binlerce kez öpüyorum. Bir de gazetecilik adına köşe yazısı yazan ama gündemi takip etmeden sırf karalama politikaları uygulayan mantık çerçevesi dışında yazılar yazan bir takım kişiler var. Aslında bu toplara pek girmek istemem fakat kendi çapımda bir sosyolog olarak topluma yön veren insanların bu denli yazılar yazıp at gözlüğüyle dolaşmaları son derece yanlış diye düşünüyorum. Ben bir gazeteci değilim sosyologum fikirlerimi ve düşüncelerimi değerli bir abimi kırmayarak onun sahibi olduğu gazetede yazmaktayım yani size akıl vermek gibi bir durumum yok olamazda fakat size naçizane bir önerim var. Toplum bir organizmaysa bu organizmanın en önemli unsurlarından biri de gazetecilerdir. Yazılı medya kitleye büyük bir şekilde hitap eder, kalemi kuvvetli olmayan insanların bu işi yapmaması lazım çünkü eleştiriyle hakareti karıştırıyorlar. Yazınızın altına gelen eleştirileri silip olumlu yorumları bırakırsanız bu makyajdır unutmayın ki “yollarda güzeldir ama altından kanalizasyon geçer.” Eğer her yazınızda ideolojik bir saplantı içerisinde karalama politikaları uygulayacaksanız lütfen sizler köşe yazısı yazmayın. Bu tehlikelidir ve toplumu çatışmaya yönlendirir. Çatışma olursa toplum huzursuz olur…

Sosyoloji biliminin duayen hocası olan rahmetli Prof. Dr. Mümtaz Turhan’ın tespitiyle yazıma son vermek istiyorum.

Mümtaz Turhan “Garplılaşmanın Neresindeyiz” kitabının son bölümünde “Halkın cehaleti, onun batıl inançları ve hurafeleriyle mücadele etmek, onun zihniyetini değiştirmek isteyen aydın, işe kendinden başlamalı, ilkin kendi bilgisini arttırmalı, ilmi esaslar dahilinde kendi zihniyetini, düşünüş tarzını değiştirerek yukarıdaki safsatalara benzer kanaatlerden batıl inançlardan ve hurafelerden kurtulmaya çalışmalıdır. Bunda başarılı olamadığı takdirde, rehberlik hakkı gibi yetkisini de kaybedecektir ” der.

Yani aydın ilk önce kendini geliştirmelidir. Bu doğrultuda ilerlemenin faydası var.
Şehrimizin söz sahibi olan gazetecilerinde bu doğrultuda ilerlemesinde fayda var çünkü sizi okuyan binlerce insan var ve tribüne oynamanın mantığı yok Platon’un da dediği gibi “doğrunun hatırı insanın hatırından daha büyüktür.”

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER