TARSUS GÜNDEM GAZETESİ

Tarsus’un güneyi tehlike altında

Son yıllarda defalarca su baskınlarına maruz kalan Tarsus’un güneyindeki tarım arazileri ile ilgili toprakta tuzlanma oranlarının tehlikeli bir şekilde yükseldiğini ifade eden Ulusal Turunçgil Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ateş, önlem alın uyarısı yaptı. Mikroklima özelliği nedeniyle özellikle kış aylarında Türkiye’nin sebze ihtiyacının büyük bir bölümünün karşılandığı binlerce hektarlık arazinin deniz seviyesinin altında olması ve […]

Tarsus’un güneyi tehlike altında
13 Mayıs 2018 - 20:00 'de eklendi.

Son yıllarda defalarca su baskınlarına maruz kalan Tarsus’un güneyindeki tarım arazileri ile ilgili toprakta tuzlanma oranlarının tehlikeli bir şekilde yükseldiğini ifade eden Ulusal Turunçgil Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ateş, önlem alın uyarısı yaptı. Mikroklima özelliği nedeniyle özellikle kış aylarında Türkiye’nin sebze ihtiyacının büyük bir bölümünün karşılandığı binlerce hektarlık arazinin deniz seviyesinin altında olması ve geçirimli bir yapıya sahip olduğunu aktaran Ateş, taban suyunun toprak yapısına büyük zararlar verdiğini, çiftçiyi büyük ekonomik kayıplara uğrattığını kaydetti. İlgili birimlerin zaman kaybetmeden bölgede bir taban suyu deşarj sistemi kurması gerektiğini ifade eden Ateş, bölgedeki arazi sahiplerine de ‘Taban suyu sorununu ile ilgili bilimlere çözüm talebinde bulunun’ çağrısı yaptı.

“ARTIK DEVLETİN BUNU GÖRMESİ VE ÇARE BULMASI GEREKİYOR”

Tarsus’un Güney bölgeleri ile D400 karayolu arasındaki bölgede taban suyu oranı çok yüksek seviyelerde olduğunu ifade eden Ateş, topraktaki tuzlanma oranının ise yükseldiğini kaydetti. Tuzlanma sorununa karşı bir an önce önlem alınması gerektiğini belirten Ateş, “Örneğin biz ziraat mühendisleri olarak o bölgede ayçiçeği, meyve ürünlerinin ekilmesini tavsiye etmiyoruz. Zaten çiftçilerde taban suyunun az olduğu bölgelerde Turunçgil üretimi yapıyor. Taban suyunun yüksek olduğu bölgelerde biz ileride ciddi problemlerle karşı karşıya kalabiliriz. Zaten her iki yılda bir tüm ovayı sel basıyor. Biz taşan bu tuzlu suları bir yerde toplayıp ta neden bir set veya bir baraj kuramıyoruz? İki yıldır Müftü Deresi’nin yukarı bölgelerine bir baraj kurulsun diyoruz. Çünkü bu derenin suyu denize boşa akıyor. Ancak tüm bunları artık devletin bunu görmesi ve çare bulması gerekiyor. Bunlar bir kurum veya şahısla olacak işler değildir” dedi.

“TABAN SUYUNU DERİNLERDEYKEN ALIP DENİZE DEJARJ EDİLMESİ LAZIM”

Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bölgede bazı çalışmaları olduğunu ancak şuana kadar somut bir adım atılamadığını hatırlatan Ateş, şunları söyledi: “Drenaj çalışmaları eskisi gibi zor çalışmalar değil. Yeni bir makine var bu boruları hem kazıyor hem döşüyor hem de üzerine çeltik kavuzlarını koyuyor ve son olarak boruların üzerini toprakla kapatıyor. Bu drenaj sistemlerinin bir an önce denize doğru inşa edilmesi gerekiyor. Oradaki bölgede tarlalar arasında hendekler var. Bu hendekler suyu toplasın diye inşa edildi ama bu geçici bir yöntemdir. Hendek yöntemi ile o bölgedeki taban sularını çekemeyiz. Taban suyunu derinlerdeyken alıp denize deşarjının verilmesi lazım.”

“ÇİFTÇİ DEVLETTEN ÇÖZÜM TALEP ETMELİ”

Mersin’deki tarım alanlarının her geçen gün yok olduğunu aktaran Ateş, ancak Tarsus’taki sorunlu bölgenin sahip olduğu mikro klima özelliği nedeniyle koruma altına alınması gerektiğini söyledi. Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı bürokratlarına “Harekete geçin” çağrısı yağan Ateş şu cümleleri kullandı:  “Mersin’deki tarım alanları son olarak 406 bin hektar alandan 373 bin hektar alana düştü. İstatistikler gösteriyor ki bu toprak kaybını her geçen yıl daha da artarak yaşayacağız.  Bunun önüne geçmek için özellikle Tarsus’un güney bölgesindeki alanlarda bu drenaj sistemlerinin bir an önce kurulması gerekiyor. Çiftçinin bu konuda bir bilinci de yoktur. Ama çiftçinin artık topraklarını koruması için taşın altına elini koyması gerekiyor. Ben onlara gelin isyan edin demiyorum. Gelin yetkililerle, bürokratlarla, kamu kurumu amirleri ile görüşün onlardan bir çözüm talep edin. Heyetler halinde Çevre Bakanlığı’na veya Tarım Bakanlığı’na gidilebilir. Oralarda da bu sorunun bir çözüm yolu bulunabilir. Biz tarım alanlarımızı ve ürünlerimizi elimizden geldiğince korumamız gerekiyor. Çünkü taban suyu her yükseldiğine toprağın verimi azalıyor. Umarız devletimizle birlikte yapılacak çalışmalarla bu taban suyu tehdidini bertaraf edeceğiz. Çünkü devletimiz güçlü ve her sorunun üzerinden kalkacak kudrettedir. Burada herkes müsterih olsun gerekli girişimler yapıldığı takdirde bu sorunun altından kalkacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.”

Haber:Mehmet Nabi Batuk

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER